İKİNCİ GÖRÜŞ

Hasta Bilgileri


Başvuru Yapanın Bilgileri


200 MB'den fazla olan raporlarınız için [Raporlarınızı Yükleyin] butonuna tıklayabilirsiniz.
CHECK UP RANDEVUSU AL

HABERLER

Kanserde Doğru Görüntüleme Hastanın Kaderini Değiştiriyor

23.11.2016

Kanserin tanısı ve hangi evrede olduğu hakkında bilgi veren görüntüleme yöntemleri, verdiği bilgiler ile hastalığın tedavi planını önemli ölçüde etkiliyor. Hastanın adeta kaderini değiştiren bu gizli kahramanlar sayesinde, özellikle PET-CT çektiren grupların ortalama %35’inin tedavi programı yeniden oluşturuluyor. Doğru tedavi planı sayesinde de hastalara daha uzun ve kaliteli bir yaşamın kapıları açılıyor.   

Kanser görüntülemesinde kullanılan ve hastanın tedavi planı için gerekli olan gelişmiş teknolojinin kullanılması kadar, bunların doğru değerlendirilmesi de  önemli. Örneğin bir PET-CT’de kanserin metastazlarının bulunduğu ya da uzak organlara yayılmadığının doğru tespiti, hastanın tüm tedavi planını %30 oranında etkiliyor. Bir anlamda, doğru görüntüleme tekniklerinden yararlanma şansına sahip olan hastalar, bunların doğru bir şekilde analiz edilmesi ile yaşama daha sıkı bağlanıyor. 

Medstar Kanser Merkezi Nükleer Tıp ve Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Akın Yıldız, kanser görüntülemesinin önemi hakkında bilgi verdi. 

TÜM VÜCUT DETAYLI OLARAK TARANIYOR

Kanser tanısında görüntüleme teknikleri neden önemlidir?

Kanser kuşkusunun araştırılmasından başlayarak, kanserle ilgili tüm değerlendirmelerde görüntüleme yöntemleri en önemli rolü oynamaktadır. Kanser söz konusu olduğunda görüntüleme muayenenin bir parçası haline gelmiştir. Kanser riski olan hastalarda araştırma ve erken yakalamada görüntülemeden yararlanılır. Kanser kuşkusu varsa, tanı aşamasında en kolay ve en doğru yerden biyopsi yapılmasında görüntüleme teknikleri yol gösterir. Kanserin hangi aşamada olduğunun belirlenmesi yani evrelendirme, tanıdan sonraki ilk aşamadır.  Evrelendirme için, tümörün boyutu, çevresindeki doku, damarlar ve organlarla ilişkileri, lenf bezlerine veya uzak organlara yayılımı gibi temel bilgilere gereksinme vardır. Bu bilgileri sağlayan görüntüleme yöntemleridir. Rapor haline getirilen değerlendirmenin arkasında görüntüleme uzmanlarının (radyologlar ve nükleer tıp uzmanları) yoğun bilgi birikimi ve emeği vardır. Kanserin temel özelliği başka organlara yayılmasıdır. Bu nedenle hem tüm vücudu değerlendiren hem de kanser hücrelerini daha iyi saptayan PET-CT yönteminin kanser görüntülemede özel bir yeri vardır.

Hastalığın tedavisinde belirleyici mi?

Kanser köken aldığı hücre ve organa göre farklı davranış biçimleri gösterebilir. Kanserde hastalığın başlangıç durumu doğru anlaşılamazsa hastalığın bundan sonraki gidişi ve tedavisinin nasıl olacağı belirlenemez. Başlangıç tedavisi cerrahi mi, yoksa ilaç veya ışın tedavisi mi? Ya da bunların birlikte veya ardışık uygulaması mı uygun olacak? Hangi tedavi yarar sağlamaz? Tüm bu sorulara görüntüleme eşliğinde yanıt aranır. Ameliyatla kanserin çıkarılıp çıkarılmayacağını görüntüleme söyler. Eğer kanser, yapılan görüntülemelerde, çevresindeki dokulara veya damarlara çıkarılamayacak kadar yayılmışsa veya uzak organlara sıçramış ise ameliyat edilemez kararı verilir. Çünkü bu durumda ameliyat, hastanın yaşam süresine katkı sağlamayacak ama hastaya zarar verebilecek bir işlemdir. Ancak bazen yakın veya uzak yayılmış kanserlerde hastayı rahatlatmak için ameliyat uygulanabilir. Örneğin tıkanıklık potansiyeli yüksek bir bağırsak kanserinde rahatlatma (palyatif) amaçla da ameliyat yapılabilir. Bu karar da görüntüleme sayesinde verilir. Bölgesel girişimsel radyolojik tedavinin veya ışın tedavisinin gerekli olup olmadığını görüntüleme verileri ortaya koyar. Işın tedavisinde hangi kanserli dokuya ne dozda verileceği görüntüleme ile belirlenir.

KANSERİ TAKLİT EDEN GÖRÜNTÜLER TANINIYOR

İyi bir görüntüleme, iyi bir değerlendirme hastanın kaderini değiştirir mi?

Görüntülemenin iyi olması için hem çekim işleminin hem de değerlendirmenin başarılı olması gereklidir. Ayrıca hasta hakkında temel bazı bilgiler sağlıklı bir değerlendirme için vazgeçilmezdir. Ancak bu bilgilerin sağlanması gerek gönderen doktor gerekse hastalar tarafından genellikle önemsenmemektedir. Öncelikle hastanın doktora neden başvurduğu, başka hastalığının var olup olmadığı, önceki tedavilerin neler olduğu, kan testlerinin sonuçları ve görüntülemeden neler beklendiği iyi bilinmelidir. Hasta hakkında temel bilgiler aldıktan sonra teknik faktörler devreye girer. Kullanılan cihazın modern teknolojiye sahip olması, asgari uluslararası kalite standartlarını sağlaması, en düşük radyasyon ile en kısa sürede, en kaliteli görüntüleri elde etmek için gereklidir. Son aşamada görüntüleme uzmanı doktor devreye girer ve hasta ön bilgilerini, görüntüleri birlikte değerlendirir ve hasta için gerekli yaklaşımı belirleyecek ayrıntılı rapor hazırlar. Bu yorumlar gereklilik halinde hastalığı ortaya koyan çarpıcı tıbbi fotoğraflarla desteklenir. Bu raporlar tedavi kararı verecek hekimi aydınlatıcı ve yol gösterici yorumlar içermelidir. Kanser evrelendirmesi için gerekli bilgiler, kansere eşlik edebilecek kanser dışı önemli durumlar, ikincil kanserler, tedavi yanıtı, kanseri taklit eden durumlar tanınmalı ve tarif edilmelidir. Biyopsi alınacak ise en uygun hangi bölgeden olacağı, bölgesel acil tedavi gerektiren durumlar ifade edilmelidir.

Kanserin tedavisinde konsey kararı alınırken, görüntüleme teknikleri bunun ne kadarını belirliyor?

Konsey, multidisipliner yani kanserle ilişkili tüm birimlerin uzmanlarından oluşan bir kuruldur. Düzenli olarak toplanan konseylerde görüntüleme uzmanının yorumları, onkolog, cerrah ve diğer ilgili branş uzmanlarının görüşleri ortaya konulur. Hasta için en uygun tedavi kararı birlikte tartışılarak elde edilir. Burada MR, BT, PET-CT gibi tüm görüntü verilerini de birlikte tartışmak ve yorumlamak mümkün olur. Çok uzmanlı konsey kararları bazı araştırmalarda

DÜŞÜK KALİTEDEKİ FİLM TANIDA YANILTIR

Size göre iyi bir görüntüleme yani filmin kalitesi nasıl olmalı?

Film kalitesi yalnızca cihazla ilgili bir kavram değildir. Çekimde modern bir cihaz kullanılması yanı sıra radyoaktif madde veya ilaçların uygun dozda verilmesi, filmi çeken teknik ekibin bilgi ve becerisi de çok önemlidir. Cihazın hassasiyeti, kaliteyi arttırıcı yazılım ve donanıma sahip olması gerekir.

Bazen filmlerin tekrarı isteniyor, bunun nedeni nedir?

Görüntüleme sisteminin kötü yönetimi, eski teknoloji, kalite standartlarını karşılamayan cihazlar, teknik personel eğitiminin yetersiz olması film kalitesini etkileyen başlıca unsurlardır. Ancak ilaçlı (BT veya MR’da kontrast madde) veya radyoaktif (PET-CT çekimi gibi) yapılırken ilaç dozu miktarı verilme ve çekim süreleri uygun değilse değerlendirilemeyecek derecede düşük kalitede film çekimleri yapılabilmektedir.

Kanser görüntülemenin hastalığın evrelendirilmesi ve tedavisi üzerindeki etkilerini anlatan bir oran ya da rakamsal veri var mı?

Böyle bir orana gerek yok artık, görüntülemesiz bir değerlendirme yapılamaz günümüzde. Çünkü görüntüleme hastalık durumunu en iyi ve en doğru gösteren yöntemdir. Muayene ve kan tetkikleri, biyopsi ve patolojik inceleme gereken durumlarda endoskopik incelemeler tabii ki hastaya yaklaşımda ayrı ayrı önemlidir.

RADYASYONDAN KORKULSAYDI UÇAĞA BİNİLMEZDİ

Kanser görüntülemede kullanılan bazı teknolojilerin hastaya yarar yerine zarar verdiği düşünülüyor. Toplumdaki bu algı genel olarak yanlış mı?

Günümüzde teknoloji her alanda yaygın olarak hayatımızın içinde yerini almış durumdadır. Önemli olan teknolojinin doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasıdır. Bu konudaki temel korku, radyasyonun olası zararları ile ilgilidir. Tıpta kullanılan tanı amaçlı radyasyon oldukça düşük düzeylerdedir, bu düzey radyasyonun dozla ilişkisi olmayan, tahmin edilemez etkileri söz konusudur. Yani zararlı etkilerini öngörmek mümkün değildir. En korkulan ve bilinen etki radyasyonun kansere yol açacağı düşüncesidir. Olasılık hesapları ile radyasyon maruz kalma birimi olan 10 mSv doz tomografi tetkiki ile kanser riskinde 1/2000 artış olabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte atom bombasına maruz kalanlarda 100 mSv altında kanser riski artışı saptanmamıştır.

Radyasyon korkusu konusundaki en anlaşılır yaklaşım radyasyon riskinin gündelik yaşamımızdaki diğer ölüm ve hastalık riskleri ile karşılaştırılmasıdır; 7 saatlik bir uçak yolculuğu ile 0.02, doğal ortamdan yılda 2.4-3.1 mSv doz alınmaktadır. En az 15 kez tomografi yapılmış 23 000 genç hasta üzerinde yapılan araştırmada BT kullanımı nedeniyle oluşacak kanser ve yaşam riski kişinin hastalığı nedeniyle yaşadığı riske göre 35 kat az olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte bu ve benzeri veriler radyasyon konusunda temel prensiplerden uzak durmamızı gerektirmez. Ancak ana prensip gereksiz radyasyona maruz kalmamaktır. Doğru zamanda en uygun tetkikin kullanılması ve en düşük radyasyonla tetkikin yapılması gerekir. Mümkün olduğunca daha az radyasyon içeren teknolojilere yönlenilmelidir.

Bazı kanser türlerinde ultrason yeterli olmuyor. Bu durumda rutin olarak her yıl tomografi, MR ya da PET gibi görüntüleme teknikleri neden kullanılamıyor?

İdeal bir görüntüleme yöntemi yoktur, her yöntemin avantaj ve dezavantajları vardır. Hangi durumda öncelikle hangi tetkikin gerekli olduğuna bilimsel kanıtlar ışığında karar verilir. Ayrıca tetkike kolay ulaşılması, yöntemin hassasiyeti ve fayda-zarar dengesi de önemlidir. Hastaya ve hastalığın aşamasına göre hangi tetkikin yapılması gerektiği çok değişkendir. Ultrason, radyasyon içermeyen, kolay ulaşılabilen bir yöntemdir, ancak vücudumuzun bazı bölgelerini değerlendirmede yetersizdir, ayrıca değerlendiren kişiye çok bağımlıdır. Bununla birlikte radyasyon içerse bile bazı teknikler tarama amaçlı kullanılabilmektedir. Çünkü bu yöntemlerin hastalığı erken yakalayarak yaşam süresine katkıda bulundukları bilimsel olarak gösterilmiştir. Örnek olarak meme kanser taramasında kullanılan mamografiyi ve akciğer kanser taramasında kullanılan düşük doz göğüs tomografisini verebiliriz. Ancak MR ve PET-CT için rutin kullanım söz konusu değildir. Bu nedenle en az zarar verme olasılığı olan en yararlı tetkik sıralamasına göre tetkikler uygulanmalıdır. Radyasyondan daha az bilinen bir konu da tomografi ve MR tetkiklerinde kullanılan kontrast maddelerdir. Bu maddeler allerji yapabilir ve böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.

CANLI DESTEK