İKİNCİ GÖRÜŞ

Hasta Bilgileri


Başvuru Yapanın Bilgileri


200 MB'den fazla olan raporlarınız için [Raporlarınızı Yükleyin] butonuna tıklayabilirsiniz.
CHECK UP RANDEVUSU AL

SAĞLIK REHBERİ

Guatr nedir, kaç tipi vardır?

Guatr, boynumuzda bulunan tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir. Bu büyüme bezin tümünde yaygın bir büyüme şeklinde (basit guatr) olabildiği gibi tiroid bezi içinde tek ya da çok sayıda nodüllerin büyümesi şeklinde (nodüler guatr) da olabilir.

Basit guatr nedir, nasıl tedavi edilir?

Basit guatr, iyot eksikliğine ya da tiroid bezinin otoimmün hastalıklarına (Hashimoto gibi) bağlı olabilir. İyot eksikliğinde kanda yeterli iyot olmadığından tiroid hormonu az üretilir. Otoimmün hastalıklarda ise vücut tiroid bezine karşı antikor geliştirdiğinden hormon üretimi azalmıştır. Her iki durumda da vücut, daha fazla hormon üretmek için, hipofiz bezinden salgılanan tiroid uyarıcı hormon (TSH) üretimini artırır ve tiroid bezini büyütür.

Basit guatrda tedavi eksik olanı yerine koymaktır. İyot eksikliği varsa iyot verilir, otoimmün hastalık varsa da sentetik tiroid hormonu verilir. Böylece kandaki tiroid hormon seviyesi yükselir, vücudun da TSH salgısını artırmasına ve tiroid bezini büyütmesine gerek kalmaz.

Nodüler guatr nedir, nasıl tedavi edilir?

Nodüler guatr da büyüyen tiroid bezi değil içindeki nodüllerdir. Bu nodüller tek ya da daha fazla olabilirler, kistik (sıvı içeren) ya da solid (katı doku içeren) olabilirler ve hormonal açıdan da sıcak, soğuk ya da ılık olabilirler. Sıcak nodüller çok fazla tiroid hormonu üretirler, bu yüzden de sintigrafide aktif görülürler. Soğuk nodüller hormon üretmezler ve sintigrafide görülmezler. Ilık nodüller ise normal tiroid dokusu kadar hormon üretirler ve sintigrafide orta derecede aktiftirler.

Bir nodüler guatr hastasında öncelikle nodüllerin kanser olma ihtimali araştırılmalıdır. Bunun için, ultrason yapılarak varsa nodüllerin sayısı, yapısı, büyüklüğü ve yerleşimi belirlenir. Sonra da sintigrafi yapılarak nodüllerin hormonal aktivitesi (sıcak, soğuk, ılık gibi) ortaya konur. Genel olarak, büyük, solid yapıda, aktif olmayan (soğuk) ve kalsiyum içeren nodüllerin kanser olma olasılığı daha yüksektir. Bu tür nodüllerin kanser mi yoksa iyi huylu mu olduğunu anlamanın en basit ve güvenilir yolu ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılmasıdır. Girişimsel radyologlar tarafından lokal anestezi altında, ultrason kılavuzluğunda yapılan ve birkaç dakika süren bu işlemle, nodüle çok ince bir iğne ile girilerek enjektör geri çekilir ve dokudan hücreler alınır. Bu hücreler camlara yayılır ve patoloji tarafından incelenir.

Patoloji incelemesinde nodül kanser çıkarsa tiroidin bir kısmı ya da tamamı ameliyatla alınır. Daha sonra da kalan hücreleri yok etmek için radyoaktif iyot tedavisi yapılabilir.

İyi huylu tiroid nodüllerinde her zaman tedavi gerekir mi?

İnce iğne aspirasyon biyopsisinde nodül iyi huylu çıkarsa, nodülün büyüyüp büyümediği ve hastada şikayet yaratıp yaratmadığına bakılır. Hasta şikayetleri kozmetik olabildiği gibi, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişmesi ve boyun ağrısı gibi fonksiyonel şikayetler de olabilir. Nodül hormon salgılayan (sıcak) bir nodülse, çarpıntı, sinirlilik el titremesi, uykusuzluk, terleme gibi bulgular da tabloya eklenebilir. Tiroid nodülü hastada hiçbir şikayet yaratmıyorsa ve ultrason kontrollerinde büyümüyorsa tedavi gerekmez, sadece takip yeterlidir. Ancak, iyi huylu nodül belli bir çapın üstündeyse, şikayet yaratıyorsa ya da büyüme gösteriyorsa genellikle tedavi uygulanır.

İyi huylu tiroid nodüllerinde klasik tedavi cerrahi operasyondur. Ancak, cerrahi operasyonun zorlukları, genel anestezi gerektirmesi, komplikasyon riski ve boyun gibi görünen bir bölgede kesi izi yaratması nedeniyle son yıllarda alternatif yöntemler geliştirilmiştir.

İyi huylu nodüller ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Son on yılda gittikçe cerrahi tedavinin yerini alan bu yöntemlerin en çok bilinenleri alkol ablasyonu ve termal ablasyondur. Termal ablasyon lazer, radyofrekans ya da mikrodalga gibi yöntemlerle nodülün ısıtılarak tahrip edilmesine dayanır. Hem alkol hem de termal ablasyon yöntemleri, lokal anestezi altında ve ultrason kılavuzluğunda ciltten nodüle bir iğne ile girilerek uygulanır.

Alkol ablasyonu için, ince bir iğneyle ultrasonda görerek nodül içine girilir ve değişik bölgelere az miktarda alkol enjekte edilir. İşlem belli aralıklarla birkaç kez tekrarlanarak nodülün küçülmesi sağlanır. Alkol ablasyonu, iç sıvı ile dolu nodüllerin (kistik) ameliyatsız tedavisinde en çok tercih edilen yöntemdir. Ayrıca, diğer yöntemlere göre daha ucuz olması ve çok ince bir iğne ile yapılabilmesi nedeniyle solid (katı) nodüllerde de başarıyla kullanılmaktadır.

Tiroiddeki solid nodüllerde, günümüzde daha çok lazer, radyofrekans ve mikrodalga gibi yakma (termal ablasyon) yöntemleri tercih edilmektedir. Her üç yöntemde de, ultrasonla görerek nodül içine özel iğnelerle girilir ve doku ısıtılarak tahrip edilir. Tahrip olan nodül canlılığını kaybeder ve gittikçe küçülür. Küçük nodüllerde tek seans genellikle yeterlidir, büyüklerde ise yeterli küçülme için birkaç kez tedavi gerekebilir.

Bu tedavilerin avantajları nelerdir?

1. Lokal anestezi altında yapılırlar, ağrı yoktur.
2. Ciltte kesi ve dikiş izi oluşmaz
3. Hastanede yatmak gerekmez
4. Komplikasyon oranı cerrahiye göre düşüktür.
5. Tedaviden sonra hipotiroidi oluşmaz.

Bu tedaviler için ideal olgular tek ya da birkaç tiroid nodülü olan hastalardır. Ancak çok sayıda nodülü olanlarda da başarılı sonuçlar bildirilmiştir.

Çok sayıda nodülü olanlarda ameliyat dışı tedaviler var mıdır?

Çok sayıda nodülü olan guatr hastalarında (multinodüler guatr) ilaç tedavisi başarılı olmaz ya da tercih edilmezse genellikle ameliyat uygulanmaktadır. Ancak bu tür hastalarda ameliyata göre daha kolay ve daha az riskli yöntemler de mevcuttur. Bunların birisi tiroid bezinin damarlarının bir kısmını tıkayarak bezin küçülmesini sağlayan embolizasyon yöntemidir. Embolizasyonda, kasık atardamarından girilerek anjiyo yöntemiyle tiroid bezini besleyen damarlar bulunur ve bu damarların bir kısmı tıkanır. Bunun sonucunda, tiroid bezi küçülür ve büyümüş olan tiroid bezinin neden olduğu bası bulguları kaybolur. Yapılan çalışmalarda, embolizasyondan 1 yıl sonra tiroid hacminin yaklaşık yarı yarıya azaldığı gösterilmiştir. Yöntem, hipertiroidi olan hastalarda da kullanılmış ve hastaların %70 inde hipertiroidiyi ortadan kaldırmıştır. Embolizasyon yönteminin en önemli avantajları ciddi bir yan etkisinin olmaması ve tiroid bezi tamamen tahrip edilmediğinden tedaviden sonra hastada hipotiroidi gelişmemesidir.

CANLI DESTEK