İKİNCİ GÖRÜŞ

Hasta Bilgileri


Başvuru Yapanın Bilgileri


200 MB'den fazla olan raporlarınız için [Raporlarınızı Yükleyin] butonuna tıklayabilirsiniz.
CHECK UP RANDEVUSU AL

SAĞLIK REHBERİ

İyi huylu tiroid nodüllerinde ne zaman tedavi gerekir?

İnce iğne aspirasyon biyopsisinde nodül iyi huylu çıkarsa, nodülün büyüyüp büyümediği ve hastada şikayet yaratıp yaratmadığına bakılır. Hasta şikayetleri kozmetik olabildiği gibi, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişmesi ve boyun ağrısı gibi fonksiyonel şikayetler de olabilir. Nodül hormon salgılayan (sıcak) bir nodülse, çarpıntı, sinirlilik el titremesi, uykusuzluk, terleme gibi bulgular da tabloya eklenebilir. Tiroid nodülü hastada hiçbir şikayet yaratmıyorsa ve ultrason kontrollerinde büyümüyorsa tedavi gerekmez, sadece takip yeterlidir. Ancak, iyi huylu nodül belli bir çapın üstündeyse, şikayet yaratıyorsa ya da büyüme gösteriyorsa genellikle tedavi uygulanır.

İyi huylu tiroid nodüllerinde klasik tedavi cerrahi operasyondur. Ancak, cerrahi operasyonun zorlukları, genel anestezi gerektirmesi, komplikasyon riski ve boyun gibi görünen bir bölgede kesi izi yaratması nedeniyle son yıllarda alternatif yöntemler geliştirilmiştir.

AMELİYATSIZ TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?

Nodül iyi huylu çıkarsa, büyüyüp büyümediği ve hastada şikayet yaratıp yaratmadığına bakılır. Hasta şikayetleri kozmetik olabildiği gibi, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişmesi ve boyun ağrısı gibi fonksiyonel şikayetler de olabilir. Nodül hormon salgılayan (sıcak) bir nodülse, çarpıntı, sinirlilik el titremesi, uykusuzluk, terleme gibi bulgular da tabloya eklenebilir. Tiroid nodülü hastada hiçbir şikayet yaratmıyorsa ve ultrason kontrollerinde büyümüyorsa tedavi gerekmez, sadece takip yeterlidir. Ancak, iyi huylu nodül belli bir çapın üstündeyse, şikayet yaratıyorsa ya da büyüme gösteriyorsa genellikle tedavi uygulanır. İyi huylu tiroid nodüllerinde klasik tedavi cerrahidir. Ancak, cerrahi operasyonun zorlukları, genel anestezi gerektirmesi, komplikasyon riski ve boyun gibi görünen bir bölgede kesi izi yaratması nedeniyle alternatif yöntemler geliştirilmiştir. Son on yılda gittikçe cerrahi tedavinin yerini alan bu yöntemlerin en çok bilinenleri alkol ablasyonu, lazer ablasyonu ve radyofrekans ablasyonudur. Her üç yöntem de, lokal anestezi altında ve ultrason kılavuzluğunda ciltten nodüle bir iğne ile girilerek uygulanır.

Yeni girişimsel radyolojik tedaviler nelerdir?

Son on yılda gittikçe cerrahi tedavinin yerini alan bu yöntemlerin en çok bilinenleri alkolle, lazerle veya radyofrekans ile ablasyon (yok etme) tedavileridir. Her üç yöntem de, bölgesel uyuşturma ve ultrason rehberliğinde ciltten iğne ile girilerek uygulanır. İşlem sırasında ve sonrasında hastada ciddi bir ağrı oluşmaz. Yaklaşık olarak bir saat kadar süren bu işlemlerden sonra hastanın hastanede kalması gerekmez, sadece birkaç saat gözlem yeterlidir.

Alkol ablasyonu tiroid nodüllerinde yıllardır kullanılan, etkinliği ve emniyeti iyi bilinen bir yöntemdir. Alkol ablasyonu için, ince bir iğneyle ultrasonda görerek nodül içine girilir ve değişik bölgelere az miktarda alkol verilir. İşlem belli aralıklarla birkaç kez tekrarlanarak nodülün küçülmesi sağlanır. Alkol ablasyonu, iç sıvı ile dolu nodüllerin (kistik) ameliyatsız tedavisinde en çok tercih edilen yöntemdir. Ayrıca, diğer yöntemlere göre daha ucuz olması ve çok ince bir iğne ile yapılabilmesi nedeniyle solid nodüllerde de hala kullanılmaktadır.

Tiroiddeki solid olmayan nodüllerde, günümüzde daha çok lazer ve radyofrekans gibi yakma (termal ablasyon) yöntemleri tercih edilmektedir. Her iki yöntemde de, boyun loklal anestezi ile uyuşturulduktan sonra, ultrasonla görerek nodül içine özel iğnelerle girilir. Daha sonra, iğne nodül içinde gezdirilerek tüm doku lazer ya da radyofrekans yöntemiyle ısıtılarak tahrip edilir. Tüm işlem ultrasonla görerek yapıldığından tedavi riski çok düşüktür. Yakma sırasında hasta uyanık haldeyken belli aralıklarla konuşturulur. Bu sayede işlemin ses tellerine zarar vermesi engellenmiş olur. Radyofrekans ya da lazer ile tahrip olan nodül canlılığını kaybeder ve gittikçe küçülür. Bu küçülme, belli aralıklarla yapılan ultrason incelemelerinde kolayca takip edilebilir. Küçük nodüllerde tek seans genellikle yeterlidir, büyüklerde ise yeterli küçülme için birkaç kez tedavi gerekebilir.

Eğer hastada tedavi gerektiren birden fazla nodül varsa, bu nodüller aynı seansta tedavi edilebilir. Tiroidin her iki lobunda da nodül varsa, önce bir taraftaki nodüller tedavi edilmelidir.

Bu tedavilerin avantajları nelerdir?

  • Lokal anestezi altında yapılırlar, ağrı yoktur.
  • Ciltte kesi ve dikiş izi oluşmaz
  • Hastanede yatmak gerekmez
  • Komplikasyon oranı cerrahiye göre düşüktür.
  • Tedaviden sonra tiroid bezinin çalışmasında bozulma ve hormon düzeyinde azalma (hipotiroidi) oluşmaz.

Bu tedaviler için ideal olgular tek ya da birkaç büyük tiroid nodülü olan hastalardır. Nodül sayısı arttıkça yöntemin başarısı azalır.

Çok sayıda nodülü olanlarda ameliyat dışı tedaviler var mıdır?

Çok sayıda nodülü olan guatr hastalarında ilaç tedavisi başarılı olmaz ya da tercih edilmezse genellikle ameliyat uygulanmaktadır. Ancak bu tür hastalarda ameliyata göre daha kolay ve daha az riskli yöntemler de mevcuttur. Bunların içinde en çok bilineni radyoaktif iyot tedavisidir. Multinodüler guatr hastalarında uygulanan bir diğer alternatif yöntem de embolizasyondur (damar tıkama). Embolizasyonda, kasık atardamarından girilerek anjiyo yöntemiyle tiroid bezini besleyen damarlar bulunur ve bu damarların bir kısmı tıkanır. Bunun sonucunda, tiroid bezi küçülür ve büyümüş olan tiroid bezinin neden olduğu bası bulguları kaybolur. Yapılan çalışmalarda, embolizasyondan 1 yıl sonra tiroid hacminin yaklaşık %50 oranında azaldığı gösterilmiştir. Yöntem, hipertiroidi olan hastalarda da kullanılmış ve yaklaşık %70 oranında başarı sağlamıştır. Embolizasyon yönteminin en önemli avantajları ciddi bir yan etkisinin olmaması ve tiroid bezi tamamen tahrip edilmediğinden tedaviden sonra hastada hipotiroidi gelişmemesidir.

ALKOL ENJEKSİYONU NEDİR?

Alkol ablasyonu için ultrason kılavuzluğunda çok ince bir iğneyle nodül içine girilip alkol enjekte edilmektedir. Bu yöntem, iç sıvı ile dolu nodüllerin (kist) ameliyatsız tedavisinde en çok tercih edilen yöntemdir. Ancak sıvı olmayan (solid) nodüllerde daha az başarılıdır. Buna rağmen, diğer yöntemlere göre daha ucuz olması ve çok ince bir iğne ile yapılabilmesi nedeniyle solid nodüllerde de hala kullanılmaktadır.

YAKARAK TEDAVİ NEDİR?

Tiroiddeki solid nodüllerde, günümüzde daha çok lazer ve radyofrekans gibi 'termal ablasyon' yöntemleri kullanılmaktadır. Radyofrekans son yıllarda daha fazla tercih edilmektedir. Her iki yöntemde de biyopsi yapılır gibi tiroid nodülü içine ince bir iğne ile girilir ve lokal anestezi altında nodül yakılır. Bu yöntemlerle çok büyük tiroid nodülleri bile ameliyatsız olarak küçültülerek dışarıdan görünmez hale getirilebilirler. Her iki yöntemin oldukça emniyetli olduğu ve komplikasyon oranlarının çok düşük olduğu binlerce hasta üzerinde yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

CANLI DESTEK